Biraz karanlık mı oldu? Kaldır ayağını. Yavaşça bana yaklaşıyor gibi. Yavaşça yaklaştır. Kaçabilir miyim ki? Kaçamayacağı kadar sakince yaklaş. Biraz kenara gitsem iyi olur gibi. İyice yaklaş. Yakınlaştı gibi... Çat!
Gözümü açarak başladığım saçmalığıma her gün, yavaşça çatırdayan kabuğum eşlik etti bugün. Tek bir harekette üçe ayrıldı. Biri çok büyük. Diğer ikisi daha küçük. Şekilsiz. Küçüklerden biri içeri doğru battı sivri yerinden. Diğerleri yukarı doğru çıkıp etimden ayrıldı. Etimle kabuğum arasına ilk defa hava sızdı bugün. İçeri batanın ucuysa neredeyse ağırlık merkezime yakın bir yerde. Sızan hava hafif hafif sızlıyor hala. Canım yavaş yavaş yanıyor. Yumuşak, dolgun etim titriyor orada. Kabuğumun sivri ucuysa benim nefesimi kesiyor. Kısa kısa soluyorum şimdi. Kesik kesik. Her içime çektiğimde iki şey oluyor nefesimi. Tam oratama kabuğum batıyor bir, zıplayacak gibi oluyorum. Bir de onun acısı, tenime sızan havanın titrettiği etimi unutturuyor. Aynı saniyede, acı sayesinde freahlıyorum. Acı yüzünden hafifliyorum. Hepsi, o benden büyük güç üstüme bastığı için oluyor bugün. Hepsi, benim gücüm hamamböceğine yettiği için oluyor bugün. Benim için. Onun için. Aynı...
SZN19.11.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder