25 Kasım 2009 Çarşamba

Yarat

Zaten bir kadını olan bana söylemeyen tatlı adam... Gözlerime baktığında yalan yok.Öperken, yalan yok. Sarıldığında kollarıma tüm vücudunla aynı anda, hissederken tenimi yalan yok. Sadece konuşurken... Çok mu önemli acaba? Nefesini nefesime karıştırırken yalan yok. Üzerinde titrerken tüm vücudum yalan yok. Titresin isterken sen tüm bedenim, yalan yok. Yaktığın mumlarda yalan yok. Yastığının kokusunda yalan yok. Bir tek, konuşurken. O da bazen. Bu kadar önemli mi gerçekten? Tüm vücudum aynı hırsla sarsılırken şimdi, sessiz şiddetinden varlığının, önemli mi hakikaten? Değiştiriyor mu issettiklerimi? Evet. Acıtıyor mu? Hayır. Koruyor mu? Belki. Bildiğim yerlerin en tanıdık köşelerinde hiç tanıyamadığım insanların yanındayım her gün. Tanırken baktığım liste yanlış. Sorular, sorulanlar yanlış. Bir tek bana söylenmeyenler doğru bugün. Sadece sessiz tınılar gerçek. Sadece onların rüzgarı yalıyor tenimi şimdi. Hafif. Serin. Serin mi hakikaten? Yoksa güzel mi duruyor kağıtta? Çünkü yanan her şey acının bir öğesi mi olmuş aklımda?Ama hayır serin bu sefer. Soğumuş kabuklar. Sakinlemiş... Ayağımın küçük parmağını çarptım bugün yatağının kenarına. Senden daha fazla acıttı canımı. Sevindim. İçini söylemeyen tatlı adam... Dönüşecek misin kendi korkuları yüzünden canları harcayan o sıradan, normal insanlara? Biliyorum kullanıyorum seni. Herkesin birbirini kullandığındanbiraz daha fazla ve daha anlamlı bir şey için, biliyorum. Yazmak için, hissetmek için kullanıyorum seni. Gelişmek, değişmek için tetikliyorum düşüncelerinle bedenimi. Doldurmak için sırtımdaki boşluğu rollerle. Ama biliyor musun? İnanılacak bir tek ben varım desem dünyada...Tek ben kaldım. Böyle yalın. Karışıklığının bu kadar farkında. Cesareti inancından gelen ve hiçbir mite de inanmayan aslında. Şu anda. Her yaptığımla daha fazla karıştırdığımın bilincindeyim yeryüzünü ve bir başkasının öptüğü dudakları sabaha kadar öpebilmenin bile büyük bir şey olmadığını biliyorum. Yazdıklarımın en çok beni etkilediğini ve kendimi asla tamamen anlatamayacağımı. Bana yalan söylemeyen tatlı adam... Susma artık. Şiddeti çok sessiz, suskunluğunun. Kimse fark etmiyor bu yüzden. Harflerim göremiyor gözlerimin dolduğunu ve bunun bile aslında estetik kaygısı olduğunu. Çünkü çok meşgul herkes düşünmekle, yazdıklarımın ne kadar güzel olduğunu. Ben de söylüyorum konuşurken bazen. Yalanlar. Renk renk. Söylemediklerim var ya, bir tek onlar doğru. Sıradan olma sen de. Kullan beni aksine. Yaratmak için kullan. Çıkarmak için kullan en büyük maharetlerini. Dokunma bana hiç. Sadece yarat. Susma. Suskunluğun şiddeti her yerde şimdi. Sen yarat. Yarat...

SZN25.11.09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder